GÖĞÜS DİKLEŞTİRME

 

 Göğüs dikleştirme ameliyatında göğüslerin sarkık olmasının doğru bir şekilde değerlendirilmesi çok önemlidir. Göğüste genelde sarkan kısım meme  ucu altında görülmektedir. Göğüs dikleştirme ameliyatında meme ucu yukarı taşınmakta ve meme altındaki fazla deri alınarak  göğüs, yukarı doğru toparlanarak göğüs dikleştirilmektedir. Elbette her ameliyatın bir riski vardır . Göğüs dikleştirme ameliyatı da hem riskli hem de zordur. Göğüs dikleştirme ameliyatı genel anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyat yaklaşık olarak 2 saat sürmektedir. Hasta aynı gün taburcu olmaktadır. Ameliyat sonrası hastalarda hafif bir ağrı görülmektedir. Bu ağrıları gidermek için ağız yoluyla ağrı kesiciler alınabilir. Göğüslerde şişme ve morlukta görülmekte ve bu morluklar yaklaşık 4 ila 5 gün içeriinde geçmektedir. Genellikle her memede tek alınacak dikiş bulunmakta ve bu dikişler de 10 günde alınmaktadır. Ameliyat sonrası meme şeklinin tam oturması ve ameliyat izlerinin hafiflemesi ortalama olarak 6 ay kadar almaktadır.

GÖĞÜS UCU PROBLEMLERİ

 

 

                                                                                                                                                                                                                                                            Göğüs ucu problemleri arasında en fazla rastlanan göğüs ucu içeri çökük ya da içe dönük olmasıdır. Gömülmüş olan meme ucu estetik açıdan kötü bir sağlamakta hem de emzirmeye engel olmaktadır. Meme başının çökük olmasının nedeni ise daha önce geçirilmiş göğüs enfeksiyonudur. 

Göğüs enfeksiyonu süt kanallarının tıkanmasına ve kısalmasına neden olmaktadır. Süt kanlarlının kısalması göğüs başının içeriye  doğru çekilmesine neden olmaktadır. Doğum yapmayı düşünen hastalar doğum yapmadan 1 yıl önce bu ameliyatı yaptırmaları gerekir.

                        Meme başının çökük olmasının dışında meme başı da normalden büyük olabilir. Buda rahatsızlık veriyorsa küçük bir operasyonla büyük meme başı küçültülmektedir. Küçültme ameliyatı ve çöküklük düzeltilmesi lokal anestezi altında yapılmaktadır.

GÖĞÜS ASİMETRİSİ

                            

 

                        Göğüs asimetrisi her iki göğüsün farklı büyüklükte gelişmesi durumudur. Bu durum iki şekilde de oluşabilir. Bir göğüs normal büyüklükte diğer göğüs ise aşırı büyüklükte olabilir. Bir diğerinde ise bir göğüs normal diğer göğüs ise normalden küçük olabilir. Yapılacak tedavide bu iki duruma göre farklı yapılmaktadır. Eğer bir göğüs normal diğeri büyük ise büyük olan göğüs küçültülmektedir. Ameliyatta ‘’T’’ şeklinde bir göğüste iz kalmaktadır.

                        İkinci durumda ise bir göğüs normal diğeri de küçük ise yapılan işlemde  küçük göğüs büyültülür. Göğüs büyültme işleminde 4.4.5 cm uzunlukta bir kesi yapılmaktadır. Bu durumda önce işleme göre daha fazla iz kalacaktır. Her iki durumda da mecburen iz kalacaktır.

GÖĞÜS HASTALIKLARI

 

            Göğüs belli bir gelişim aşamasından sonra emzirmek ve süt vermek yükümlü bir organdır. Ergenlik  devresinde hormanel gelişimden sonra büyümeye başlamaktadır. Bazen gelişim zamanında küçük kalabilmekte bazen ise aşırı büyüyebilmektedir. Göğüsün aşırı büyük olması bazı sağlık problemlerinin başlangıcı da olabilmektedir. Göğüsleri büyük olan kişiler  18 yaşından sonra göğüslerni küçültmek için göğüs küçütlme ameliyatı yaptırabilirler. Normalden küçük olan göğüsler için ise silikonla meme protezi ile meme büyültme işlemi yapılmaktadır.Göğüs hastalıkları bayanların en korktukları hastalıklar arasında yer almaktadır. Günümüzde en çok rstlanan hastalıklar arasında yer alan meme kanseri her 10 kadından birinde görülmektedir. Özellikle 35-45 yaş grubunda ölüm nedenleri arasında göğüs kanseri birinci sırayı almaktadır. Meme kanserini henüz önlemek mümkün değildir. Ama her hastalıkta olduğu gibi meme kanserinde de erken teşhis çok önemlidir. Risk grubunda olan hastalar için yılda  bir defa göğüs muayenesi olması, gerekirse meme ultrasonu ve mamografi çekilmesi öerilmektedir. Ayrıca bayanların kendi kendilerine göğüs muayneleri yapmaları önerilmekte ve herhangi bir şüphede doktora başvurmaları faydalı olacaktır. Genellikle ağrısız bir kitleye rastlanmaktadır. Göğüs hastalıklarında genellikle hastaların % 10 unda kitle ve ağrı bir arada olmaktadır. Kitle ve ağrının dışında göğüs kıvamında sertleşme, şişlik, meme başı akıntısı,meme başında çekinti, meme başında içe dönüklük veya hassaslaşmada görülebilmektedir.

GÖĞÜS NEDEN SARKAR ?

 

        Göğüs farklı nedenlere bağlı olarak sarkabilmektedir. Göğüsün sarkması genç sonucunda diri dik ve genç görünümünü kaybetmektedir. Sarkma olan göğüslerde göğüs başı baş aşağı doğru bakmaya başlar. Sarkma olan göğüs derisi boldu ve gevşektir. Göğüs sarkma nedenleri arsında yaşlanma, aşırı kilo alıp ve verme, emzirme, hamilelik ve doğum ve hormanel değişiklikler ye almaktadır. Bazen göğüs sarkması ile birlikte göğüs küçülebilmekte ve hacim kaybetmektedir. Sarkma olan göğüslerde meme dikleştirme ameliyatı ile tekrar genç  ve eski göğüslerine kavuşabilirler. Bu operasyonda göğüs derisinden fazlık olan kısım çıkarılmaktadır. Yapılan operasyon sonucu göğüs üzerinde ters T şeklinde bir iz kalmaktadır. Bu iz önceleri pembe iken daha sonra beyazlaşarak cilt kendi rengi almaktadır. Ameliyat izi esmer kişilerde daha fazla görülmektedir. Beyaz tenlilerde ise daha az görülmektedir.

 

GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYAT SONRASI

 

 

                                                                                                                                                       Göğüs küçültme ameliyatlarından sonra hastada önemli bir kanama yoksa ve hasta kendini iyi hissediyorsa ertesi günü taburcu edilir. Fakat hastanın şikayetleri yoğun ise 1-3 gün arasında hastanede yatırılır.

            Özellikle aşırı büyük göğsün küçültülmesinde titiz kanama kontrolü yapılmasına rağmen bir kanama söz konusu olabilir. Hastanın çabuk toparlanması ve iyileşmesi için kan nakli yapılır.

            Göğüs küçültme amlieyat sonrasında göğsün üzeri pansuman sargıları ile sarılarak kanama sıklığına göre pansumanlar değiştirilir. Sızıntı varsa göğüsteki drenler üç güne kadar bırakılarak özel bir sütyen takılır. Eğer fazla kan birikimi yoksa göğüs içine yerleştirilen vakumlu drenler de çıkarılır.

            Operasyon sonrasında oluşabiliecek enfeksiyon ve ağrılar için ağrı kesici ve antibiyotik kullanılır. Derinin iyileşme durumuna göre de 15-20 gün içinde dikişler alınır.

GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATTA NE YAPILIYOR?

Göğüs küçültme ameliyatında en önemli yer olan meme başı ve halkasının getirileceği nokta hesaplanarak meme kalıbı ile kesilecek yerlerin çizimi yapılır. Meme kalıbı koni şeklinde olup kesilen yerler dikildiği zaman dik bir göğüs ortaya çıkmış olacaktır.

                                                                                                                                               Bayanlarda genellikle iki göğüsün büyüklüğü birbirinden farklıdır. Bu fark göz önünde alınarak deri kesileri yapıldıktan sonra büyük olan taraftan daha fazla doku çıkartılır.

            Daha sonra kanamaya dikkat ederek özenle dikişler dikilerek ameliyat bölgesine vakumlu drenler konulur. Vakumlu drenler sayesinde bu şekilde ameliyat sonrası oluşabilecek kanama sonucu biriken kanlar dışarı atılır.

            Deri altı dokuları en az üç tabaka halinde, deri dikişleri ise atravmatik iz bırakmayacak şekilde dikilir.

GÖĞÜS ANATOMİSİ

                              

                Göğüs süt bezlerinden yağ dokusu, bağ dokusu ve süt kanallarından oluşmaktadır. Her meme 15 -20 adet lop denilen bölümden oluşmaktadır. Her lop lobül denilen küçük bölümlerden oluşmaktadır. Lobüllerin ucunda süt üreten süt bezleri bulunmaktadır. Göğüste her lop adete bir üzüm salkımı gibi yerleştirilmiştir. Süt keseleri lobüllerden oluşmakta ve lobüllerdende loblardan oluşmaktadır. Süt kesecikleri süt kanallarına açılmaktadır. Lobüller ve kanallar arasında bağ dokusu ve yağ dokusu yer almaktdır. Meme dokusu içerisinde kas dokusu yoktur ancak meme arkasında pektoral adı verilen göğüs kası bulunmaktadır. Bu kas kamurga ve kol kemiği arasına uzanmaktadır. Göğüs içerisinde beyaz bir sıvı bulunan lemf damarları bulunmaktadır. lemf damarları fasulyeye benzeyen lemf bezlerine açılmaktadır. Koltuk altı lemf bezleri göğüs içerisinden gelen lemf damarlarına açılmaktadır. Göğüs kanseri yada göğüs iltihabı olan kişilerde koltuk altındaki lemf bezleri şişmektedir. Süt yapımı için gerekli hormon olan prolaktin bebeğin emmesiyle birlikte hipofiz ön lobundan salğılanarak kan seviyesi yükselmekte ve süt yapımı başlamaktadır. Prolaktin geceleri daha fazla salğılanmaktadır. Bu nedenle gece emzirmeleri süt yapımını daha fazla artırmaktadır.

GÖĞÜS GELİŞMESİ

                                       

        Göğüs gelişmesi daha anne karnında iken embriyo altı haftalık iken başlamaktadır. Göğüs ilk başalangıcı süt hattı denilen derinin kalınlaşmaya başlamısıyla oluşmaktadır.  Fetus altı aylık doğdugunda ise kalınlaşma ise koltuk altından kasığa doğru uzamaktadır. Kısa zamanda bu kalınlaşma azalır ve her iki göğüste meme tomurcuğu oluşmaktadır. Fetus altı aylık olana kadar erkek ve kızda meme gelişimi aynıdır. Fetus dişi  ise  altıncı aydan itibaren meme tomurcukları içeriye doğru 15- 20 sert hücre kolonu büyümeye başlamaktadır. Bu kolonlar salğı yapan bezlere dönüşmektedir. Sekizinci haftada ise kolonlar boşalır ve  süt kanalları oluşur. Bu olaydan sonra adet dönemide kadar hiç bir gelişim olmaz. Daha sonra göğüs gelişimi 10- 11 yaşında tekrar başlar. Yumurtalıkların östrojen hormonu salgılamasıyla birlikte meme bağ dokusu daha fazla artmaktadır. Göğüs gelişimi ergenlikten sonra normal büyüklüğüne ulaşmasıyla işlevini tamamlamış olur.Göğüsün esas işlevi doğumdan sonra emzirme döneminde başlamaktadır. Gebelik sırasında süt bezleri şişmeye başlamakta ve süt kanalları oluşmaktadır. Pek çok kadında ise adet döneminde ağrı ve şişlik olmaktadır. Bunun sebebi ise hamileliğe hazırlık için göğüs içinde büyüme gösteren süt bezleridir. Eğer gebelik olmazsa göğüs tekrar eski haline dönmektedir. Göğüs yapısındaki bu değişiklikler kadınların hormonlarının kandaki sevyelerinin artıp ve azalmasına bağlıdır. Eğer gebelik olursa bu hormonlara bağlı olarak göğüs içerisinde süt bezleri ve süt kanalları büyümeye ve çoğalmaya başlamaktadır.

GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYAT ÖNCESİ

 

 

                                                                                                                                                             Göğüs küçültme ameliyatı öncesinde hastayla görüşülerek ameliyatın riskleri, ameliyat sonrasında kalacak izleri ve göğüs boyutlarının ne derecede küçüleceği ayrıntılı olarak hastaya anlatılır.

            Operasyon öncesinde hastanın kan biyokimyası, tam kan tahlili, kan şekeri, böbrek-karaciğer fonksiyonları, akciğer testi gibi rutin laboratuvar incelemeleri yapılır. Özellikle meme kanseri riski taşıyan kişilere mamografi ve göğüs ultrasonografisi yapılır. Kaser riski taşımasa bile 40 yaş üzerindeki kişilere mamografi yapılmalıdır.

GÖĞÜS KÜÇÜLTME

            İnsanlara rahatsızlık veren ve çeşitli sebeplerle aşırı şekilde büyüyen göğüsler için göğüs küçültme ameliyatı yapılır. Aşırı büyümeye sebep olan faktörler; hormonal sebepler, genetik sebepler, aşırı kilo alma ve hamileliktir. Ayrıca göğüs büyümesi birçok rahatsızlık da vermektedir. Bunlar; göğüs altında pişik, sütyen askısının omzu çökerterek çukur yapması, omuzda çökme, boyun, omuz ve sırt ağrılarıdır.

            Göğüs küçültme esas olarak göğsün belli kısımlarından meme ve deri dokusu çıkarılarak yapılır. En geçerli cerrahi yöntemi ameliyattır. Göğüs küçültme yapılırken aynı zamanda göğüs dikleştirme de yapılır. Göğüs küçültme ameliyatlarında göğüs dokusu çıkarılarak süt kanallarının büyük kısmı kesildiği için ileride bebek düşünülüyorsa emzirme problemi olabilir.

            Hamilelik sonrasında göğüsler aşırı şekilde büyüyebilir. Gebelik sonrasında alınan kiloların verilememesi halinde göğüsler büyüklüğünü korurlar. Göğüs küçültme ameliyatının yapılabilmesi için süt kesildikten en az 6 ay geçilmesi gerekir.

            Göğüs küçültme ameliyatı onsekiz yaşından küçüklere yapılmaz. Ameliyat sonrasında göğüs üzerinde T şeklinde bir iz kalabilmekte ve 6 ya da 12 ayda bu iz beyazlaşarak azalmaktadır.

GÖĞÜS BÜYÜTME

 

Göğüs büyütme estetik ameliyatı, en iyi şekilde silikon jel göğüs protezi ile gerçekleştirilmektedir. Göğüs büyütme konunda ki ameliyat talepleri oldukça artmış durumdadır. İnternetin bunun üzerinde çok fazla etkisi olduğunu düşünmekteyiz. 

Göğüs, şüphesiz kadınlığı temsil eden en önemli organlardandır. Bazı durumlarda küçük olmasından şikâyet edile bilir ve bunun için büyütme ameliyatları yapılabilir. Büyütme işleminde silikon protez kullanılır. Bütün kadınlar göğüslerinin güzel görünmesini ister. Gelişme bozukluğuna bağlı olarak göğüslerden biri küçük ya da ikisi birden küçül olabilir ya da doğum sonrası sarkmalar ve küçülmeler ortaya çıkabilir. Bunun için göğüs büyütme işleminde en geçerli ve kalıcı yöntem olarak bilinen silikon jel protezleri kullanılarak göğüs büyütme estetik ameliyatı yapılabilir. Bunun gibi şikayetlerde göğüs büyültmeyi ve dolgunlaştırmaya sağlayan girişimler ile daha dolgun, daha iri, estetik açıdan kişiyi tatmin eden, güzel görünümlü göğüslere kavuşulabilir. Bunun için ise en kolay ve kalıcı olarak silikon meme protezi kullanılır. 

Merak edilenlerden biride ameliyat dışında bir yöntemin olup olmadığıdır. Fakat şuan kullanılan göğüs büyütme yöntemi sadece göğüs protezi kullanılarak yapılan ameliyatlı yöntemdir. Bunun dışında piyasada bunu gerekleştirdiğini söyleyen bazı kremler yada ilaçlar satılmaktadır. Uzmanlar bunarla güvenilmemesi konusunda bayanları uyarmaktadır. Çün kü bu ilaçlar hormon içermekte ve ilaç kullanımı kesildikten sonra meme eski haline geri dönmektedir. Son olarakta yağ enjeksiyonu aktarımı ile sağlanan meme büyütme yönteminin işe yaradığı konusunda söylemler vardır ki başlangıç için belki tatmin edici olabilir fakat enjekte edilen yap eridikten sonra göğüs eski haline geri dönmektedir. Ayrıca yapılan enjeksiyon nedeniyle iltihaplanma riski de ortaya çıkabilir. 

Ameliyat ile yani protez kullanılarak yapılan meme büyütme için kişilerin 18 yaşını geçmesi gerekir. Doğumdan önce bu silikon uygulanabilir ve emzirme esnasında hiçbir problem oluşturmaz. Ameliyattan önce memelerin resmi çekilir ve bilgisayar ortamında nasıl bir uygulama yapılacağı saptanır. 40 yaşının altında olan bayanlar için meme ultrasonu, 40 yaş üstü bayanlar için ise mamografi istenir. Bunun nedeni meme de herhangi bir hastalık olup olmadığının araştırılmasıdır. 

Peki kadınlar ne kadar boyuta memelerini büyütebilirler? Bunu belirlemede kişinin isteği, memelerin boyutu, göğüs kafesinin büyüklüğü, hastanın kilosu ve boyu önemli faktörlerdir. Sonuçta vücuda orantısız bir büyüklükte memeye sahip olmakta akıl işi olmayacaktır. Sonuç olarak yapılan araştırmalar sonucu en ideal protez boyutuna karar verilir. 

Protezlerde kendi aralarında çeşitlere ayrılabilir. İçeriklerine ve şekillerine göre değişen protezler, kişinin ihtiyacına göre kullanılır. Protezlerin içlerindeki sıvılar farklılık gösterebilir. Hasta hangi tür protezi kullanmak istediğine karar verebilir. 

Protezin yerleştirildiği toplamda 3 bölge vardır. Birinci meme başı ikincisi koltuk altı ve son olarakta memenin alt çizgi kısmıdır. Silikon koltuk altından bir kesik açılarak, meme ucundan bir eksik açılarak ayda meme çizgisinden bir kesik açılarak yerleştirilebilir. 

Ameliyattan sonra hastanede kalma süresi sadece 1 gecedir ertesi gün kesi yapılan bölge pansuman edilerek hasta taburcu edilir ve 15 gün sonra dikişler alınmak üzere çağırılır. Ameliyattan sonra ödem oluşmasından ötürü meme daha büyük gözükebilir fakat ödem geçtikten sonra meme istenilen büyüklüğe kavuşmuş olur. Eve çıkıldığında ağrı ya da gerginlik hissedilebilir. Ağrılar ağrı kesiciler kullanılarak giderilir. Hasta sırt üstü ve sırt kısmı biraz yükseltilmiş şekilde yatmalıdır. Göğüslerin üzerine kesinlikle bir baskı uygulanmamalıdır. Erken dönemde bazı komplikasyonlar görülebilir. Kanama yada iltihaplanma gibi. Bunlar halledilebilir sorunlardır. Hastaların bundan dolayı kaygı duymalarına gerek yoktur. Sonu olarak memenin tam şeklini alması yaklaşık olarak 3 ay gibi bir süreyi kapsayabilir. Bayanların sabırlı olması tavsiye edilir.