GÖĞÜS ESTETĞİNİDE TİTANYUM

                 

Bir grup bilim adamı göğüs büyütme ameliyatları için titanyumdan yapılan protezleri kullanmaya başlıyor.

Jelden üretilen silikon protezlerde zamanla deformasyonlar oluştuğunu ve vücudun reddettiğini belirten kozmetik uzmanları, titanyumdan yapılan ve şeklini koruyan protezler kadınların göğüs estetiğinde tercih edeceği seçenekler arasında yer alacaktır.

Araştırmayı yürüten uzmanlar“Şimdiye dek bunları 80 kadın üzerinde denendiklerini ve oldukça başarılı sonuçlar aldıklarını belirtilmektedir. Kol ve bacak protezlerinde de kullanılan titanyumun ayrıştırılmış halinden üretilen bu protezler vücut tarafından kolayca kabul edilmektedir.

Fransa’da üretilecek göğüs protezleri kullanacak olan uzmanlar, ilerleyen dönemlerde estetik operasyon yaptırmak isteyen kadınlara titanyumun seçenek olarak sunulabileceğini belirtti.

SİLİKONSUZ MEME BÜYÜTME

 

 Meme büyütmede önceden, kordon kanından elde edilen embriyonik tip kök hücreler oluşturarak daha sonra erişkin tiplerinden kemik iliği elde ediliyordu. Bu yöntem çok zahmetli bir yöntemdi. Fakat günümüzde ise kök hücreden zengin yağ dokusu ile meme büyültme operayonu gerçekleştirilmektedir. Erişkin tip kök hücreleri çok fazla miktarda yağ hücreleri bulundurmaktadır.

            Silikon proaaaler denilen bu yöntemde hastanın göğsüne herhangi bir yabancı madde konulmamaktadır. Daha çok ameliyattan korkan kişiler tarafından tercih edilir. En önemli özelliği ise hiçbir iz bırakmamasıdır.

            Ameliyat öncesinde göğüs ölçüleri alınarak özel vakumlu sütyen ile hasta ameliyata hazır hale getirilir. genel anestezi altında liposuction ile yağ dokusu CYTORİ cihazına alınır. Bu cihaz kök hücreleri ayrıştırarak zengin yağ dokusu oluşturur. Oluşturulan bu kök hücreli yağ dokusu memeleri dikleştirip büyültecek şekilde enjekte edilir. Ameliyattan sonra ağrı kesici tedavileri için ilk gece hastanede kalınır. Ertesi gün evinize sağlıklı bir şekilde dönebilirsiniz. Ameliyatta takılan özel sütyeni onbeşgün kullanmanız gerekir. Kök hücre hızlı bir şekilde iyileştirdiği için üç gün gibi kısa bir süre içinde iyileşirsiniz. Ameliyat enjekte edilip yapıldığı için vücudunuzda hiçbir iz kalmayacaktır.

AMELİYATSIZ, SİLİKONSUZ GÖĞÜS BÜYÜLTME

Vücutta bulunan ve doğal bir yapı maddesi olan Hyaluronik asit bağ dokusu hücreleri tarafınca glukozdan üretilen bir şekerdir. Göz içi sıvısı, eklem sıvısı, kemik ve cilt gibi hücreler arasında bulunan su tutucu bir maddedir. Hyaluronik asit göz hastalıklarının tedavisinde ve eklem bozukluklarında kullanılmaktadır. Ayrıca su tutucu özelliğinden dolayı estetik cerrahide cildin gençleşmesi, dudakların hacmini artırmak ve yüzdeki bazı çukur yerleri doldurmak amacıyla dolgu maddesi olarak da kullanılmaktadır.

            Silikonsuz ve ameliyatsız göğüs büyültme operasyonlarında gerekli tetkikler yapıldıktan sonra göğüslerin sağına ve soluna çok az miktarda lokal anestezi uygulanarak göğüslerin ikisi de özel solüsyon ile uyuşturulur. Daha sonra özel kanüllerle dolgu maddesi göğsün her iki noktasına enjekte edilir. İşlemin sonunda kanüllerin oluşturduğu deliklere ikişer dikiş atılarak operasyon tamamlanmış olur. Hasta operasyon sonrası evine gidebilir. Dolgu maddesinin iyice yerleşmesi için çok kısa süerliğine sportif aktivitelerden uzak durması gerekir.

GÖĞÜS DİKLEŞTİRME

 

 Göğüs dikleştirme ameliyatında göğüslerin sarkık olmasının doğru bir şekilde değerlendirilmesi çok önemlidir. Göğüste genelde sarkan kısım meme  ucu altında görülmektedir. Göğüs dikleştirme ameliyatında meme ucu yukarı taşınmakta ve meme altındaki fazla deri alınarak  göğüs, yukarı doğru toparlanarak göğüs dikleştirilmektedir. Elbette her ameliyatın bir riski vardır . Göğüs dikleştirme ameliyatı da hem riskli hem de zordur. Göğüs dikleştirme ameliyatı genel anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyat yaklaşık olarak 2 saat sürmektedir. Hasta aynı gün taburcu olmaktadır. Ameliyat sonrası hastalarda hafif bir ağrı görülmektedir. Bu ağrıları gidermek için ağız yoluyla ağrı kesiciler alınabilir. Göğüslerde şişme ve morlukta görülmekte ve bu morluklar yaklaşık 4 ila 5 gün içeriinde geçmektedir. Genellikle her memede tek alınacak dikiş bulunmakta ve bu dikişler de 10 günde alınmaktadır. Ameliyat sonrası meme şeklinin tam oturması ve ameliyat izlerinin hafiflemesi ortalama olarak 6 ay kadar almaktadır.

ERKEKLERDE GÖĞÜS BÜYÜMESİ ( JİNEKOMASTİ ) (GYNECOMASTİA)

 

                                                                                                                                                                                                                                                                   Erkeklerde kadın tipi meme büyümesine jinekomasti denilmektedir. Erkekteki meme dokusu kadındaki meme dokusu gibi yağ ve meme kitlesinden meydana gelmektedir. Jinokomastinin en fazla sebeleri nedeni bilinmeyen doğal bir durum ve şişmanlıktır. Jinekomasti ameliyatı öncesi hastanın şikayetleri ve ameliyat sonrası beklentilerini uzman doktorla paylaşması ve daha detaylı konuşma yapması gerekir. Jinekomasti ameliyatı için hasta 18 yaşını doldurmuş olması gerekir. Jinekomasti ameliyatı lokal anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyat tam teşekküllü bir hastanede yapılmalıdır. Ameliyat yaklaşık 1-2 saat sürmektedir. Jinekomasti ameliyatı sonrası hafif bir ağrı görülmektedir.  Bu ağrıları gidermek için ise ağrı kesiciler yeterli olacaktır. Ameliyat sonrası şişlik ve morluk görülmektedir. Jinekomasti ameliyatında dikiş olamamaktadır. Hasta ameliyattan 3-4 gün sonra işine dönebilmektedir. Ameliyat sonrası biraz sertlik oluşabilmekte ve üç ay sonra sertlik kaybolmaktadır.

ERKEKLERDE MEME ESTETİĞİ

 Erkeklerde meme estetiğinin yapılmasının nedeni kadın memesi gibi büyümesi memelerinin büyümesidir. Bu nedenle de erkeklerde meme estetiği yaptırmak zorunda kalmaktadırlar. Erkeklerde meme büyümesi genellikle ergenlik döneminde görülmektedir. Ergenlik döneminin yanı sıra dengesiz beslenme, alkol, uyuşturucu gibi maddelerde neden olmaktadır.Meme estetiğine bayanlar kadar erkekler de aşırı ilgi göstermekte ve estetik bir görünüm ve sağlık açısından da meme küçültme işlemini tercih etmektedirler. Meme estetiği ameliyatı uygulanan yöntem ya da yöntemlere göre genel veya lokal anestezi altında yapılmaktadır. Ameliyat süresi yaklaşık 30 dakika ila 90 dakika arsı değişmektedir. Hasta ameliyat sonrası hemen taburcu edilmekte ve  3-4 gün sonra ise işine dönebilmektedir. Ameliyatın sonuçları önemli ve kalıcıdır. Bu nedenle hekiminizle ameliyat olmadan önce detaylı bit konuşma yapmalısınız.

GÖĞÜS UCU PROBLEMLERİ

 

 

                                                                                                                                                                                                                                                            Göğüs ucu problemleri arasında en fazla rastlanan göğüs ucu içeri çökük ya da içe dönük olmasıdır. Gömülmüş olan meme ucu estetik açıdan kötü bir sağlamakta hem de emzirmeye engel olmaktadır. Meme başının çökük olmasının nedeni ise daha önce geçirilmiş göğüs enfeksiyonudur. 

Göğüs enfeksiyonu süt kanallarının tıkanmasına ve kısalmasına neden olmaktadır. Süt kanlarlının kısalması göğüs başının içeriye  doğru çekilmesine neden olmaktadır. Doğum yapmayı düşünen hastalar doğum yapmadan 1 yıl önce bu ameliyatı yaptırmaları gerekir.

                        Meme başının çökük olmasının dışında meme başı da normalden büyük olabilir. Buda rahatsızlık veriyorsa küçük bir operasyonla büyük meme başı küçültülmektedir. Küçültme ameliyatı ve çöküklük düzeltilmesi lokal anestezi altında yapılmaktadır.

GÖĞÜS ASİMETRİSİ

                            

 

                        Göğüs asimetrisi her iki göğüsün farklı büyüklükte gelişmesi durumudur. Bu durum iki şekilde de oluşabilir. Bir göğüs normal büyüklükte diğer göğüs ise aşırı büyüklükte olabilir. Bir diğerinde ise bir göğüs normal diğer göğüs ise normalden küçük olabilir. Yapılacak tedavide bu iki duruma göre farklı yapılmaktadır. Eğer bir göğüs normal diğeri büyük ise büyük olan göğüs küçültülmektedir. Ameliyatta ‘’T’’ şeklinde bir göğüste iz kalmaktadır.

                        İkinci durumda ise bir göğüs normal diğeri de küçük ise yapılan işlemde  küçük göğüs büyültülür. Göğüs büyültme işleminde 4.4.5 cm uzunlukta bir kesi yapılmaktadır. Bu durumda önce işleme göre daha fazla iz kalacaktır. Her iki durumda da mecburen iz kalacaktır.

GÖĞÜS HASTALIKLARI

 

            Göğüs belli bir gelişim aşamasından sonra emzirmek ve süt vermek yükümlü bir organdır. Ergenlik  devresinde hormanel gelişimden sonra büyümeye başlamaktadır. Bazen gelişim zamanında küçük kalabilmekte bazen ise aşırı büyüyebilmektedir. Göğüsün aşırı büyük olması bazı sağlık problemlerinin başlangıcı da olabilmektedir. Göğüsleri büyük olan kişiler  18 yaşından sonra göğüslerni küçültmek için göğüs küçütlme ameliyatı yaptırabilirler. Normalden küçük olan göğüsler için ise silikonla meme protezi ile meme büyültme işlemi yapılmaktadır.Göğüs hastalıkları bayanların en korktukları hastalıklar arasında yer almaktadır. Günümüzde en çok rstlanan hastalıklar arasında yer alan meme kanseri her 10 kadından birinde görülmektedir. Özellikle 35-45 yaş grubunda ölüm nedenleri arasında göğüs kanseri birinci sırayı almaktadır. Meme kanserini henüz önlemek mümkün değildir. Ama her hastalıkta olduğu gibi meme kanserinde de erken teşhis çok önemlidir. Risk grubunda olan hastalar için yılda  bir defa göğüs muayenesi olması, gerekirse meme ultrasonu ve mamografi çekilmesi öerilmektedir. Ayrıca bayanların kendi kendilerine göğüs muayneleri yapmaları önerilmekte ve herhangi bir şüphede doktora başvurmaları faydalı olacaktır. Genellikle ağrısız bir kitleye rastlanmaktadır. Göğüs hastalıklarında genellikle hastaların % 10 unda kitle ve ağrı bir arada olmaktadır. Kitle ve ağrının dışında göğüs kıvamında sertleşme, şişlik, meme başı akıntısı,meme başında çekinti, meme başında içe dönüklük veya hassaslaşmada görülebilmektedir.

GÖĞÜS NEDEN SARKAR ?

 

        Göğüs farklı nedenlere bağlı olarak sarkabilmektedir. Göğüsün sarkması genç sonucunda diri dik ve genç görünümünü kaybetmektedir. Sarkma olan göğüslerde göğüs başı baş aşağı doğru bakmaya başlar. Sarkma olan göğüs derisi boldu ve gevşektir. Göğüs sarkma nedenleri arsında yaşlanma, aşırı kilo alıp ve verme, emzirme, hamilelik ve doğum ve hormanel değişiklikler ye almaktadır. Bazen göğüs sarkması ile birlikte göğüs küçülebilmekte ve hacim kaybetmektedir. Sarkma olan göğüslerde meme dikleştirme ameliyatı ile tekrar genç  ve eski göğüslerine kavuşabilirler. Bu operasyonda göğüs derisinden fazlık olan kısım çıkarılmaktadır. Yapılan operasyon sonucu göğüs üzerinde ters T şeklinde bir iz kalmaktadır. Bu iz önceleri pembe iken daha sonra beyazlaşarak cilt kendi rengi almaktadır. Ameliyat izi esmer kişilerde daha fazla görülmektedir. Beyaz tenlilerde ise daha az görülmektedir.

 

GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYAT DIŞI METOTLAR

Göğüs küçültmek için kilo vermek ya da bazı ilaçlar kullanmak pek fazla etki etmez. Çünkü kilo verseniz bile göğsünüz gözle görülmeyecek miktarda küçülür. Bu yüzden göğüs küçültmenin en sağlıklı ve en güvenilir yolu cerrahi metot yani ameliyattır. Günümüzde artık estetik dikişler sayesinde herhangi bir iz kalmamaktadır.

 

Meme dokusu yağdan oluştuğu için Liposuction (liposekşın) yani yağ aldırma ile de göğüs küçültme işlemi yapan cerrahlar da mevcuttur. Fakat bu yöntemle yağ alınarak göğüsler istenilen oranda küçülmez. Meme başının yeri değişmediğinde dolayı göğüste sarkma meydana gelerek memeyi dikleştirmez. Meme dikleştirmek için mcburen meme derisinin çıkarılması gerekir. Zaten böyle bir işlem yapılırsa liposaction fazla yapılan bir işlem gibi olur.

 

GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYAT SONRASI

 

 

                                                                                                                                                       Göğüs küçültme ameliyatlarından sonra hastada önemli bir kanama yoksa ve hasta kendini iyi hissediyorsa ertesi günü taburcu edilir. Fakat hastanın şikayetleri yoğun ise 1-3 gün arasında hastanede yatırılır.

            Özellikle aşırı büyük göğsün küçültülmesinde titiz kanama kontrolü yapılmasına rağmen bir kanama söz konusu olabilir. Hastanın çabuk toparlanması ve iyileşmesi için kan nakli yapılır.

            Göğüs küçültme amlieyat sonrasında göğsün üzeri pansuman sargıları ile sarılarak kanama sıklığına göre pansumanlar değiştirilir. Sızıntı varsa göğüsteki drenler üç güne kadar bırakılarak özel bir sütyen takılır. Eğer fazla kan birikimi yoksa göğüs içine yerleştirilen vakumlu drenler de çıkarılır.

            Operasyon sonrasında oluşabiliecek enfeksiyon ve ağrılar için ağrı kesici ve antibiyotik kullanılır. Derinin iyileşme durumuna göre de 15-20 gün içinde dikişler alınır.

GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYATTA NE YAPILIYOR?

Göğüs küçültme ameliyatında en önemli yer olan meme başı ve halkasının getirileceği nokta hesaplanarak meme kalıbı ile kesilecek yerlerin çizimi yapılır. Meme kalıbı koni şeklinde olup kesilen yerler dikildiği zaman dik bir göğüs ortaya çıkmış olacaktır.

                                                                                                                                               Bayanlarda genellikle iki göğüsün büyüklüğü birbirinden farklıdır. Bu fark göz önünde alınarak deri kesileri yapıldıktan sonra büyük olan taraftan daha fazla doku çıkartılır.

            Daha sonra kanamaya dikkat ederek özenle dikişler dikilerek ameliyat bölgesine vakumlu drenler konulur. Vakumlu drenler sayesinde bu şekilde ameliyat sonrası oluşabilecek kanama sonucu biriken kanlar dışarı atılır.

            Deri altı dokuları en az üç tabaka halinde, deri dikişleri ise atravmatik iz bırakmayacak şekilde dikilir.

GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYAT METOTLARI

Göğüs başının beslenmesi ve kanlanması göğüs küçültme ameliyatlarının temelini oluşturmaktadır. Yani yapılacak cerrahi tekniklerle göğüs başı ve halkasının damar sinir ve süt bağlantı kanallarını korumaları gerekir.

            Göğüs başı ve halkasının bağlı olduğu bölge göğüs dokusundan ayrılmadan korunmalıdır. Göğüs küçültme oranı bu sapın hacmine bağlı olduğu için bu sap büyük olursa küçülme o derece daha az olmaktadır.

            Eskiden kullanılan McKissock yönteminde göğüs sapı kova şekline getirilerek göğüs başının altındaki süt kanallarının tümü kesiliyordu.

            Günümüzde ise kullanılan inferior yönteminde ise göğüs başı ve halkasına bağlı olan süt ve damar sinir kanallarınin üçte biri korunabilmektedir. Fakat ameliyat sonrasında emzirme yasaktır. Çünkü meme dokusu çıkarılırken süt kanallarının büyük bir kısmı da mecburen kesilmektedir.

GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYAT RİSKLERİ

 Göğüs başı dokusu beslenmesinin bozulması ya da çürümesi göğüs küçültme ameliyatının en önemli risklerinden birisidir. Böyle bir riskle karşı karşıya kalmamak için göğüs başı dokusunun kanlanma durumuna özen gösterilmelidir. Göğüs başı sapının sıkışması, dar olması ve yetersiz olması sonucunda böyle bir durum ortaya çıkabilir.

            Genellikle göğüs başı halkasının morarması ya da renk koyulaşması görülebilmektedir. Eğer morarma giderek artarsa doku çürüyebilir. Bu durumlarda baız tedbirlerle göğüs başı kurtarılır.

            Tüm cerrahi işlemlerde oluşan kanama ve enfeksiyon da göğüs küçültme ameliyatının diğer riskidir. Kanama hemen hemen tüm cerrahi işlemlerde görülür. Fakat aşırı kanama olursa biriken kan göğüs başı sapını sıkıştırarak beslenmesini bozar. Biriken kanların negatif basınçla dışarıya atması için ameliyat sonunda meme içine vakumlu drenler konur.

            Ayrıca oluşabilecek herhangi bir enfeksiyona karşı ameliyat sırasında koruyucu antibiyotik tedavisine başlanarak ameliyattan sonra da devam edilir.

GÖĞÜS ANATOMİSİ

                              

                Göğüs süt bezlerinden yağ dokusu, bağ dokusu ve süt kanallarından oluşmaktadır. Her meme 15 -20 adet lop denilen bölümden oluşmaktadır. Her lop lobül denilen küçük bölümlerden oluşmaktadır. Lobüllerin ucunda süt üreten süt bezleri bulunmaktadır. Göğüste her lop adete bir üzüm salkımı gibi yerleştirilmiştir. Süt keseleri lobüllerden oluşmakta ve lobüllerdende loblardan oluşmaktadır. Süt kesecikleri süt kanallarına açılmaktadır. Lobüller ve kanallar arasında bağ dokusu ve yağ dokusu yer almaktdır. Meme dokusu içerisinde kas dokusu yoktur ancak meme arkasında pektoral adı verilen göğüs kası bulunmaktadır. Bu kas kamurga ve kol kemiği arasına uzanmaktadır. Göğüs içerisinde beyaz bir sıvı bulunan lemf damarları bulunmaktadır. lemf damarları fasulyeye benzeyen lemf bezlerine açılmaktadır. Koltuk altı lemf bezleri göğüs içerisinden gelen lemf damarlarına açılmaktadır. Göğüs kanseri yada göğüs iltihabı olan kişilerde koltuk altındaki lemf bezleri şişmektedir. Süt yapımı için gerekli hormon olan prolaktin bebeğin emmesiyle birlikte hipofiz ön lobundan salğılanarak kan seviyesi yükselmekte ve süt yapımı başlamaktadır. Prolaktin geceleri daha fazla salğılanmaktadır. Bu nedenle gece emzirmeleri süt yapımını daha fazla artırmaktadır.

GÖĞÜS GELİŞMESİ

                                       

        Göğüs gelişmesi daha anne karnında iken embriyo altı haftalık iken başlamaktadır. Göğüs ilk başalangıcı süt hattı denilen derinin kalınlaşmaya başlamısıyla oluşmaktadır.  Fetus altı aylık doğdugunda ise kalınlaşma ise koltuk altından kasığa doğru uzamaktadır. Kısa zamanda bu kalınlaşma azalır ve her iki göğüste meme tomurcuğu oluşmaktadır. Fetus altı aylık olana kadar erkek ve kızda meme gelişimi aynıdır. Fetus dişi  ise  altıncı aydan itibaren meme tomurcukları içeriye doğru 15- 20 sert hücre kolonu büyümeye başlamaktadır. Bu kolonlar salğı yapan bezlere dönüşmektedir. Sekizinci haftada ise kolonlar boşalır ve  süt kanalları oluşur. Bu olaydan sonra adet dönemide kadar hiç bir gelişim olmaz. Daha sonra göğüs gelişimi 10- 11 yaşında tekrar başlar. Yumurtalıkların östrojen hormonu salgılamasıyla birlikte meme bağ dokusu daha fazla artmaktadır. Göğüs gelişimi ergenlikten sonra normal büyüklüğüne ulaşmasıyla işlevini tamamlamış olur.Göğüsün esas işlevi doğumdan sonra emzirme döneminde başlamaktadır. Gebelik sırasında süt bezleri şişmeye başlamakta ve süt kanalları oluşmaktadır. Pek çok kadında ise adet döneminde ağrı ve şişlik olmaktadır. Bunun sebebi ise hamileliğe hazırlık için göğüs içinde büyüme gösteren süt bezleridir. Eğer gebelik olmazsa göğüs tekrar eski haline dönmektedir. Göğüs yapısındaki bu değişiklikler kadınların hormonlarının kandaki sevyelerinin artıp ve azalmasına bağlıdır. Eğer gebelik olursa bu hormonlara bağlı olarak göğüs içerisinde süt bezleri ve süt kanalları büyümeye ve çoğalmaya başlamaktadır.

GÖĞÜS KÜÇÜLTME ANESTEZİ

Göğüs küçültme ameliyatı genel anestezi ile yani hasta tamamen uyutularak yapılır. Damardan yapılan anestezik ile başlayarak kolunuza bir serum takılır ve daha sonra verilecek ilaçlar da bu iğneden verilir.

 

Anestezi ile uyumaya başlayan hastaya nefes borusunda akciğere tüp takılarak anestezi ve oksijen gazı verilir. Hastanın kalp atışı, nabız, tansiyon ve kan-oksijen satürasyonu gibi değerleri bilgisayarlı monitörden sürekli izlenebilmektedir.

 

Genel anestezi ile yapılan göğüs küçültme ameliyatı hastanın ameliyathaneye alınması, anesteziye başlanması, ameliyat sonrası uyanıp ameliyathaneden çıkması dört saat sürebilmektedir

GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYAT ÖNCESİ

 

 

                                                                                                                                                             Göğüs küçültme ameliyatı öncesinde hastayla görüşülerek ameliyatın riskleri, ameliyat sonrasında kalacak izleri ve göğüs boyutlarının ne derecede küçüleceği ayrıntılı olarak hastaya anlatılır.

            Operasyon öncesinde hastanın kan biyokimyası, tam kan tahlili, kan şekeri, böbrek-karaciğer fonksiyonları, akciğer testi gibi rutin laboratuvar incelemeleri yapılır. Özellikle meme kanseri riski taşıyan kişilere mamografi ve göğüs ultrasonografisi yapılır. Kaser riski taşımasa bile 40 yaş üzerindeki kişilere mamografi yapılmalıdır.

GÖĞÜS KÜÇÜLTME AMELİYAT İZLERİ

Göğüs küçültme ameliyat sonrasında göğüs başı halkası etrafında bu kısımdan aşağı inen ve göğüs altında yatay bir çizgi halinde inen ters T şeklinde bir iz kalmaktadır. Bu izler önceden pembe renkte olurlar ve yaklaşık 6-12 ay içinde beyazlaşarak azalmaya başlarlar.

            Göğüs küçültme ameliyatlarından sonra kalacak izlerin belirlenmesi mümkün değildir. Bu izler kişiden kişiye göre değişir. Çünkü deri kenarları çok gergindir. Gerginlik de izi artıran faktörlerdir. Meme dikliği ve gerginliği dikkate alarak ameliyat izleri en aza indirebilir.

            Yara iyileştikten sonra izleri azaltmak için kortizonlu kremler ya da silikon jel tabaka uygulanabilir.

GÖĞÜS KÜÇÜLTME

            İnsanlara rahatsızlık veren ve çeşitli sebeplerle aşırı şekilde büyüyen göğüsler için göğüs küçültme ameliyatı yapılır. Aşırı büyümeye sebep olan faktörler; hormonal sebepler, genetik sebepler, aşırı kilo alma ve hamileliktir. Ayrıca göğüs büyümesi birçok rahatsızlık da vermektedir. Bunlar; göğüs altında pişik, sütyen askısının omzu çökerterek çukur yapması, omuzda çökme, boyun, omuz ve sırt ağrılarıdır.

            Göğüs küçültme esas olarak göğsün belli kısımlarından meme ve deri dokusu çıkarılarak yapılır. En geçerli cerrahi yöntemi ameliyattır. Göğüs küçültme yapılırken aynı zamanda göğüs dikleştirme de yapılır. Göğüs küçültme ameliyatlarında göğüs dokusu çıkarılarak süt kanallarının büyük kısmı kesildiği için ileride bebek düşünülüyorsa emzirme problemi olabilir.

            Hamilelik sonrasında göğüsler aşırı şekilde büyüyebilir. Gebelik sonrasında alınan kiloların verilememesi halinde göğüsler büyüklüğünü korurlar. Göğüs küçültme ameliyatının yapılabilmesi için süt kesildikten en az 6 ay geçilmesi gerekir.

            Göğüs küçültme ameliyatı onsekiz yaşından küçüklere yapılmaz. Ameliyat sonrasında göğüs üzerinde T şeklinde bir iz kalabilmekte ve 6 ya da 12 ayda bu iz beyazlaşarak azalmaktadır.

MEME ANATOMİSİ

Meme şekil itibarıyla göz yaşı damlası ya da başka bir deyişle konik yapıda modifiye ter bezidir. Meme dokusu köprücük kemiğinin hemen altından sütyen çizgisine ve göğüs kemiğinden koltuk altına kadar uzanmaktadır. Göğüs süt bezleri ve süt kanallarından lif dokusundan oluşmaktadır. Süt dokuları lob adı verilen gruplarda toplanmaktadır. Yaklaşık 15-20 lob bir memeyi oluşturmaktadır. Meme dokusu içerisinde kas dokusu yoktur. Mimor adı verilen iki kas göğüsün altındaki kaburgalara bağlıdır. Meme dokusunun beslenmesi üç ana kaynaktan oluşmaktadır. Arteria, mamaria ve interna %60 oranında memeye kan akımı sağlamaktadır. Kalanı ise aretria interkostalis adı verilen damarlardan gelmektedir. Damarda kan ile beraber sıvısı da vardır. Bu sıvıda damar duvarlarından sızarak hücrelerin arasındanki boşlukta birikmektedir. Bu kanallar boyunca, lenf sıvısı lenf bezi adı verilen organlar tarafından süzülmektedir. Memenin üst kısmı innervasyonu C3 ve C4 sinirlerinen kaynaklanırken, alt kısmı ise interkostal sinirlerden oluşmaktadır.

MEME BÜYÜTME

 

 

                                                                                                                                                  Küçük göğüslü bayanların günümüzde en çok tercih ettikleri ameliyatlardan birisi silikon jel protezlerle yapılan meme büyültme ameliyatlarıdır. Silikon jel meme protezleri sayesinde küçük olan meme dolgunlaştırılarak daha iri, daha dolgun ve estetik açıdan daha güzel görünümlü meme oluşuturulur.

            Silikon jel meme protezleri üç değişik yerden yapılan kesilerle yerleştirilir. Meme altı kıvrımı, meme ucu ve koltuk altı kıvrımı alanlarından yapılan kesilerle silikon, göğüs kasının altına ya da meme altına yerleştirilir. Yaklaşık 1 – 1,5 saat süren bu operasyon genel anestezi altında yapılır. Ameliayt sonrasında memelere pansuman uygulanır ve özel sütyen kullanır. Oluşacak ağırlar için de ağrı kesici tedavisi başlanır ve bu ağrılar iki gün içinde kaybolur. Hafif derecede memelerde şişme ve renk değişikliği görülebilir. Bunlar da birkaç gün içinde kaybolacaktır. Ameliyat izleri yaklaşık 6 -12 ay içinde kaybolur.  

            Meme büyültme operasyonu içi boşalmış memeler, doğum sonrası küçülmüş ve yapısal itibariyle küçük olan memelere uygulanır.

            Meme büyültme ameliyatının en önemli riski; meme şeklinin bozulatak aşırı sert şekilde ele gelmesidir.

            Meme büyültme ameliyatının fiyatı ise memenin sarkık olup olmadığına ve protezin kalitesine bbağlı olarak değişmektedir.

GÖĞÜS PROTEZİ

Göğüs büyütme ameliyatı meme dokusu arkasına yerleştirilensilikon jel yapısında olan meme protezi ile yapılmaktadır. Meme büyütme için kullanılan meteryaller silikon protezlerdir. Silikonlar vücut için zararlı  bir madde değildir. Meme protezleri silikon jel ve serum ile dolu olmak üzere iki ana guruba ayrılmaktadır. Serum ile doldurulan protezlerin bazı sakıncaları vardır. Bir süre sonra su buharlaşarak protez hacmi azabilmektedir. Protez içerisinde boşluk olursa çalkalanma sesi yapablir. Su ısı iletimi fazla olduğundan dolayı soğuk ortam üşüme hissi sıcak ortamda ise sıcaklık hissi verilmektedir. Silikon jel protezlerde ise ısı iletimi yok denecek kadar azdır. Kullanılan silikon protezlerin ömrü teorik olarak insan ömründen daha fazladır. Bu nedenle göğüs protezinin değiştirilmesi şart değildir. Silikon göğüs protezi ancak delici cisim batması sonucu  yırtılabilir ve delinebilir veya içindeki jel madde sızabilmektedir. Bu durumda silikon protez çıkartılıp yerine yenisi takılabilmektedir. Silikon meme protezlerinin kansere neden olmadığı ortaya çıkmıştır. Bu konuda tecrübeli bir radyoloğla çalışılması daha uygun olmaktadır. Tüm dünyada en çok tercih edilen silikon göğüs protezleri mentor,mc ghen, pıp marka silikonlardır. Silikon markanızı hekiminize danışabilir ve sorabilirsiniz.

GÖĞÜS BÜYÜTME

 

Göğüs büyütme estetik ameliyatı, en iyi şekilde silikon jel göğüs protezi ile gerçekleştirilmektedir. Göğüs büyütme konunda ki ameliyat talepleri oldukça artmış durumdadır. İnternetin bunun üzerinde çok fazla etkisi olduğunu düşünmekteyiz. 

Göğüs, şüphesiz kadınlığı temsil eden en önemli organlardandır. Bazı durumlarda küçük olmasından şikâyet edile bilir ve bunun için büyütme ameliyatları yapılabilir. Büyütme işleminde silikon protez kullanılır. Bütün kadınlar göğüslerinin güzel görünmesini ister. Gelişme bozukluğuna bağlı olarak göğüslerden biri küçük ya da ikisi birden küçül olabilir ya da doğum sonrası sarkmalar ve küçülmeler ortaya çıkabilir. Bunun için göğüs büyütme işleminde en geçerli ve kalıcı yöntem olarak bilinen silikon jel protezleri kullanılarak göğüs büyütme estetik ameliyatı yapılabilir. Bunun gibi şikayetlerde göğüs büyültmeyi ve dolgunlaştırmaya sağlayan girişimler ile daha dolgun, daha iri, estetik açıdan kişiyi tatmin eden, güzel görünümlü göğüslere kavuşulabilir. Bunun için ise en kolay ve kalıcı olarak silikon meme protezi kullanılır. 

Merak edilenlerden biride ameliyat dışında bir yöntemin olup olmadığıdır. Fakat şuan kullanılan göğüs büyütme yöntemi sadece göğüs protezi kullanılarak yapılan ameliyatlı yöntemdir. Bunun dışında piyasada bunu gerekleştirdiğini söyleyen bazı kremler yada ilaçlar satılmaktadır. Uzmanlar bunarla güvenilmemesi konusunda bayanları uyarmaktadır. Çün kü bu ilaçlar hormon içermekte ve ilaç kullanımı kesildikten sonra meme eski haline geri dönmektedir. Son olarakta yağ enjeksiyonu aktarımı ile sağlanan meme büyütme yönteminin işe yaradığı konusunda söylemler vardır ki başlangıç için belki tatmin edici olabilir fakat enjekte edilen yap eridikten sonra göğüs eski haline geri dönmektedir. Ayrıca yapılan enjeksiyon nedeniyle iltihaplanma riski de ortaya çıkabilir. 

Ameliyat ile yani protez kullanılarak yapılan meme büyütme için kişilerin 18 yaşını geçmesi gerekir. Doğumdan önce bu silikon uygulanabilir ve emzirme esnasında hiçbir problem oluşturmaz. Ameliyattan önce memelerin resmi çekilir ve bilgisayar ortamında nasıl bir uygulama yapılacağı saptanır. 40 yaşının altında olan bayanlar için meme ultrasonu, 40 yaş üstü bayanlar için ise mamografi istenir. Bunun nedeni meme de herhangi bir hastalık olup olmadığının araştırılmasıdır. 

Peki kadınlar ne kadar boyuta memelerini büyütebilirler? Bunu belirlemede kişinin isteği, memelerin boyutu, göğüs kafesinin büyüklüğü, hastanın kilosu ve boyu önemli faktörlerdir. Sonuçta vücuda orantısız bir büyüklükte memeye sahip olmakta akıl işi olmayacaktır. Sonuç olarak yapılan araştırmalar sonucu en ideal protez boyutuna karar verilir. 

Protezlerde kendi aralarında çeşitlere ayrılabilir. İçeriklerine ve şekillerine göre değişen protezler, kişinin ihtiyacına göre kullanılır. Protezlerin içlerindeki sıvılar farklılık gösterebilir. Hasta hangi tür protezi kullanmak istediğine karar verebilir. 

Protezin yerleştirildiği toplamda 3 bölge vardır. Birinci meme başı ikincisi koltuk altı ve son olarakta memenin alt çizgi kısmıdır. Silikon koltuk altından bir kesik açılarak, meme ucundan bir eksik açılarak ayda meme çizgisinden bir kesik açılarak yerleştirilebilir. 

Ameliyattan sonra hastanede kalma süresi sadece 1 gecedir ertesi gün kesi yapılan bölge pansuman edilerek hasta taburcu edilir ve 15 gün sonra dikişler alınmak üzere çağırılır. Ameliyattan sonra ödem oluşmasından ötürü meme daha büyük gözükebilir fakat ödem geçtikten sonra meme istenilen büyüklüğe kavuşmuş olur. Eve çıkıldığında ağrı ya da gerginlik hissedilebilir. Ağrılar ağrı kesiciler kullanılarak giderilir. Hasta sırt üstü ve sırt kısmı biraz yükseltilmiş şekilde yatmalıdır. Göğüslerin üzerine kesinlikle bir baskı uygulanmamalıdır. Erken dönemde bazı komplikasyonlar görülebilir. Kanama yada iltihaplanma gibi. Bunlar halledilebilir sorunlardır. Hastaların bundan dolayı kaygı duymalarına gerek yoktur. Sonu olarak memenin tam şeklini alması yaklaşık olarak 3 ay gibi bir süreyi kapsayabilir. Bayanların sabırlı olması tavsiye edilir.