SAÇ EKİMİ NEDİR VE YÖNTEMLERİ NELERDİR?

Kıl kökü nakli olarak adlandırılan saç ekimi, saç dokularının ense bölgesindeki saçlı bölgelerden alınıp saçsız bölgelere ekilmesi işlemidir. Daha çok saçların en yoğun bölgesi olan ense veya yan kısımlarından alınarak daha seyrek bölgelerine eklenir. Günümüz teknoloji sayesinde artık saç ekim işlemleri daha doğal bir görünüm sağlamaktadır. Saçları seyrek olan kişilerin psikolojik durumlarına da olumlu katkı sağlayarak sosyal yaşamdan kopmamasına neden olur.

Günümüzdeki teknoloji sayesinde  saç dökülmesine yönelik çok çeşitli tedavi yöntemleri ortaya çıkmaktadır. Bunlar; Fut ve Fue olarak adlandırılan saç ekimi yöntemleridir. Fut (Foliküler Ünite Transplantasyon) yöntemi oldukça kolay ve ağrısız bir yöntemdir.  Özel bir hastalığı olamayan herkese rahatlıkla uygulanır. Bu yöntemde kıl kökleri toplu olarak alınır. Fue yönteminde ise kıl kökleri ince yarıçaplar halinde tek tek alınarak saç olmayan bölgeye aktarılır.

Ekilen saçların dökülme riskine yoktur. Ancak ensedeki saçlar dökülüyorsa taşındıkları bölgede de dökülme riski de vardır. Ama genelde ensedeki saçlar pek dökülmez.

SAÇ EKİMİ KİMLERE YAPILIR?

Kellik günümüz insanının artık hemen hemen her kesiminde görülmektedir. Bazı insanların psikolojilerini çok etkilemektedir. Hatta bazı insanlar sırf bu yüzden sosyal yaşamdan uzaklaşmaktadır.  Günümüzde artık teknoloji çok ilerlediği için bu alanda da birçok yöntemler bulunmaktadır. Çok kısa sürede ve ağrısız acısız saç ekimi yapılabilmektedir.

Saç ekimi öncesinde plastik ve estetik cerrah ilk önce ekim yapılacak bölgesi  tespit eder. Ve daha sonra yapılacak olan tedavi ya da ameliyatlar hakkında sizlere bilgi vermelidir. Çünkü ameliyat öncesinde ve sonrasında neler yapılıp yapılmadığını bilmeniz gerekir.

Saç ekimi kural olarak 18 yaş altındaki insanlara, kemoterapi, radyoterapi gören insanlara, çok ileri derecede tansiyon  ve şeker hastalarına uygulanmamaktadır.

Saç ekimi şu kişilere yapılabilir:

– Kafasında yanık izi bulunanlara,

– Bölgesel dökülmeleri ve saç kıran olan kişilere,

– Genetik olarak saçları seyrekleşmiş kişilere,

– Erkek tipi saç dökülmesi olan bayanlara,

– Başarısız bir saç ekimi yapılan kişilerin saç ekimlerinin düzeltilmesinde.

KADINLARDA SAÇ EKİMİ

Her beş kadından birinde görülen saç dökülmesi genellikle menopoz sonrasında, bazı hastalıklarda veya yaşlanmaya bağlı olarak görülür. Kadınlarda saç dökülmesi tüm saçlarda seyrekleşme ya da bir incelme olarak görülür. Bu sorunu ise peruk  ya da saça kaynak yaptırarak halletmektedirler. Bunun yanı sıra kafa derisine sürülen ilaçlar da var olan saçların dökülmesine neden olarak yarar sağlamaktadır. Bunun yanı sıra hiçbir tedaviden olumlu sonuç alamayan kişiler saç replesman tedavisine de başvurabilirler.

Kadınlarda saç kaybı genellikle üç şekilde görülür:

– Başın üst kısmındaki saç tellerinin incelmesi

– Başın üst kısmındaki alanlarda daha çok saç teli incelmesi ve saç kaybı

– Başın üst kısmındaki alanda saç kaybı ve buradaki alanın öne doğru ya da arkaya doğru ilerlemesi şeklinde görülmektedir.

Kadınların saç kaybının %70 i demir eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Demir eksikliği tedavisi yapılarak dökülmelerin yaklaşık %18 i durdurulabilir.

Ayrıca bunların yanı sıra kazalar, kimyasal madde yanıkları, kullanılan bazı ilaçlar(doğum kontrol ilaçları, kortizon ilaçlar, depresyon ilaçları vs.), Alopecia, Areata gibi nedenlerden dolayı saç dökülmesi görülebilmektedir.

ERKEKLERDE SAÇ EKİMİ

Erkeklerde saç dökülmesinin en önemli sebebi kalıtımsal erkek tipi saç dökülmesidir.  Bu tip dökülmenin ana nedeni, erkeklik hormonunun kafa derisinde mevcut olan saç foliküllerine etki etmesidir. Kafanın arka ve yanları hariç yukarı, tepe ve ön kısımları dihidrotesteron hormonuna karşı en duyarlı bölge oldukları için en çok bu kesimlerde dökülme olur. Saçların en dirençli ve kuvvetli kısmı ise ense kısmıdır. Saç ekimi buralardan alınan saçlardan yapılmaktadır.

Saç dökülmesinde birçok neden vardır. Bunlar; genler, hormonlar ve kişinin yaşıdır.

Genler; kelliğin ana nedeni genlerdir. Saç dökülmesinde anne ve babadan alınan genlerin payı oldukça büyüktür.

Hormonlar; Vücudumuzun iç salgı bezlerinden meydana gelen biyokimyasal maddelerdir. Vücudumuzda bulunan en önemli hormon erkek seks hormonu testesterondur.  Erkeklikle ilgili hormonlar testislerde üretilir. Ergenlik çağından yetişkinlik dönemine kadar hormonlar gelişir. Ayrıca sakal ve sivilcelerin çıkması da bu hormonlar sayesindedir. Dihidtesteron hormonu 5-alfa enziminden oluşur. Erkeklerde 5-alfa redüktaz saç dökülmesi olan bölgelerde fazladır. Bu da saç dökülmesinin genetik nedenini açıklamaktadır.

Yaş; Saç dökülmesi düzenli bir periyotta olmaz. Yavaş, hızlı bir şekilde gerçekleşir. Kelliğin tam nedeni bilinmese de insanlar yaşlandıkça toplam saç hacmi azalmaktadır.

SAÇ EKİMİNİN TARİHİ

Saç ekimi yirminci yüzyılın ikinci yarısına kadar uzanır. İlk önceleri ilkel metotlarla yapılan saç ekimi son on yıldır teknolojik gelişmelere paralel olarak büyük bir ilerleme ve gelişme sağlamıştır.

            Saç ekimi ilk defa 1940 yılında Japon dermatolog olan Dr. Okuda tarafından Punch tekniği ile saç follikülü toplanması yapmıştır. Bu teknikte saçlı deriden alınan deri adacıklarını yanık olan kaş ve bıyık kısımlarına nakledilmiştir.

            1943 yılında Japon dermatolog Dr. Tamura tarafından Strip tekniği ortaya çıkmıştır. 1-3 saç teli içeren küçük grefterleri akratmıştır. Greftleri saçlı deriden mekik şeklinde keserek elde etmiştir.  

            1970’li yıllarda ise Amerikalı dermatolog Dr. Orentreich saç ekim işlemlerinin kurallarını yayınlamıştır.

            1988 yılında greftler mikroskop altında incelenirken Dr. Bob Limmer saçın tek olarak değil de bir grup halinde büyüdüğünü farkederek bu küçük grupları da Folliküler Ünit (FU) olarak adlandırmıştır. Folliküler Ünit greft olarak kullanıldığında daha önce kullanılan mikrogreft ve mingreftlere göre daha naturel sonuçlar elde edilmesini sağlamıştır. Böylelikle bu zamana kadar kullanılan Strip  tekniği ile saç naklini birleştirerek ”FUSS” (Follicular Unit Strip Surgery) ortaya çıkmıştır.

            1990’lı yıllarda Avusturyalı Dr. Ray Woods tarafından ”FUE” (Folliküler Ünit Ekstraksiyonu) geliştirilmiştir. Bu metotun amacı, ince iğneler kullanılarak çok daha az komplikasyona neden olması, daha kibar bir yöntem olması ve herhangi bir iz bırakmamasıydı. Bu yöntem günümüzde biraz daha gelişmiş hali ile kullanılmaktadır.

SAÇ YAPISI

  Saç insanları birbirinden ayıran karakteristik özelliklerden biridir. Şekli, rengi, uzunluğu itibariyle herkesi birbiriniden ayırır. Kişilerin zevkleri ve beğeniler doğrultusunda saçların görünümü de değişmektedir. İnsanları bu kadar değiştirebilen saçların yapısını gelin birlikte inceleyelim.

            Saç üç değişik tabaka olan korteks, medulla, kütikül ve bir tür keratin içeren maddeden oluşur. Keratin kopmaya ve aşınmaya karşı olan bir proteinden oluşmaktadır. Bu tabakalardan olan korteks saçın büyük bir bölümünü oluştururken, kütikül ise birbirinin üzerini örten kiremite benzer hücrelerin oluşturduğu bir dış tabakadan oluşur.  Saç teli kişiden kişiye fark göstemekle beraber kalınlığı 0,05 ile 0,09 mm arasındadır.

Saçın renkleri esas olarak saşın etrafındaki melonistler tarafından üretilir. Bu şekilde farklı ton ve renklerde saç oluşur. Yaş ilerledikçe saçta siyah ve beyaz pigmentli bir karışım sonucunda gri renk oluşur. Erken yaşta görülen saç grileşmesi ise ani bir pigmentasyon kaybından dolayıdır.

            Saçın anajen, katejen ve telojen olmak üzere 3 tane yaşam döngüsü vardır. Anajen 1000 gün, katejen birkaç hafta, telojen ise 100 gün sürer. Saçlar ortalama ayda 1 cm kadar uzar. Ve yaklaşık her gün ortalama 100 saç dökülmektedir.